Osmanlı İzmir'i - Çokuluslu Bir Limanın Yükselişi 1840-1880

Stok Kodu:
9789750536045
Boyut:
13.5 x 19.5 cm
Sayfa Sayısı:
327
Basım Yeri:
İstanbul
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2024
Çeviren:
Gül Tunçer
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
Dili:
Türkçe
345,00
Taksitli fiyat: 12 x 36,80
1 adet mevcut
9789750536045
232858
Osmanlı İzmir'i - Çokuluslu Bir Limanın Yükselişi 1840-1880
Osmanlı İzmir'i - Çokuluslu Bir Limanın Yükselişi 1840-1880
345.00

19. yüzyıl İzmir’i “Doğu’nun Batısı ve Batı’nın Doğusu” olarak sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi bir kavşak niteliğindeydi. Muazzam bir değişimin çalkantılarını yaşıyor, bir yandan zenginleşiyor, diğer yandan da yeni sorunlarla karşı karşıya kalıyor, yeni kurumlarla donanıyor, fiziksel olarak da yenileniyordu. Sibel Zandi-Sayek, Osmanlı İzmir’i adlı çalışmasında, 1840-1880 arasında İzmir’in yaşadığı bu köklü dönüşümü, farklı kentsel aktörler arasındaki ilişkileri mercek altına alarak inceliyor: bürokratlar, dinî cemaatler, etnik gruplar, yabancılar, gazeteciler ve kent sakinleri. Gündelik hayatın biçimlenişini yurttaşlık, kentsel aidiyet gibi kavramlar etrafında ele alıyor. İzmir’i kendi bağlamı içinde yorumlayarak, hassas dengeler üzerine kurulu bir dünyayı özgün bir bakış açısıyla gözler önüne seriyor. “19. yüzyılın ortalarında İzmir’i özellikle büyüleyici kılan şey, kent modernleşmesinin dinamiklerine ve bu dinamiklerin geçici, değişken ve çatışmalı niteliğine açılan bir pencere olmasıydı.”

SİBEL ZANDİ-SAYEK

19. yüzyıl İzmir’i “Doğu’nun Batısı ve Batı’nın Doğusu” olarak sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi bir kavşak niteliğindeydi. Muazzam bir değişimin çalkantılarını yaşıyor, bir yandan zenginleşiyor, diğer yandan da yeni sorunlarla karşı karşıya kalıyor, yeni kurumlarla donanıyor, fiziksel olarak da yenileniyordu. Sibel Zandi-Sayek, Osmanlı İzmir’i adlı çalışmasında, 1840-1880 arasında İzmir’in yaşadığı bu köklü dönüşümü, farklı kentsel aktörler arasındaki ilişkileri mercek altına alarak inceliyor: bürokratlar, dinî cemaatler, etnik gruplar, yabancılar, gazeteciler ve kent sakinleri. Gündelik hayatın biçimlenişini yurttaşlık, kentsel aidiyet gibi kavramlar etrafında ele alıyor. İzmir’i kendi bağlamı içinde yorumlayarak, hassas dengeler üzerine kurulu bir dünyayı özgün bir bakış açısıyla gözler önüne seriyor. “19. yüzyılın ortalarında İzmir’i özellikle büyüleyici kılan şey, kent modernleşmesinin dinamiklerine ve bu dinamiklerin geçici, değişken ve çatışmalı niteliğine açılan bir pencere olmasıydı.”

SİBEL ZANDİ-SAYEK

Kapat